Podcast charts
Published by Emin and the Easy Turkish Team
Welcome! Maybe you are already learning Turkish with us on Youtube? On the Easy Turkish Podcast, we discuss topics from Turkey and around the world. In our episodes we will discuss a topic we choose, explain an idiom or an expression, recommend a movie, a TV series or a song and we will answer your questions. Members get full transcripts and our exclusive vocabulary helper for each episode.
On the charts
Every published chart this podcast appears in, in the snapshot behind this page. Each one links to the chart it came off.
From the feed
The latest episodes published to this podcast’s own RSS feed. Titles and descriptions are the publisher’s.
Döner deyince aklınıza ne geliyor? Et döner, tavuk döner, İskender, zurna dürüm… Peki ya hamsi döner? 😄 Bu bölümde Emin ve Ömer, Türk mutfağının en sevilen yemeklerinden biri olan döner hakkında konuşuyor. İyi bir döner nasıl olmalı? Almanya’daki döner neden farklı? “Alman döneri” demek doğru mu? Zurna dürümün adı nereden geliyor ve hamsiden gerçekten döner olur mu? Emin ve Ömer’in döner üzerine keyifli sohbetini dinlerken Türkçenizi de geliştirin! Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] İyiyim Emin, sağ ol. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Aç mısın? Ömer: [0:29] Açım. Emin: [0:31] Bu bölümü aç çekiyoruz. Ömer: [0:33] Aç çekilmesi gereken bir bölüm diyebilir miyiz? Emin: [0:36] Evet, o yüzden iştahımızı ve karın gurultularımızı lütfen görmezden ve duymazdan gelin. Ömer: [0:43] Aynen. Aç çekilirse dinleyicimizin daha çok zevk alacağı bir bölüm. Türk mutfağının en güzel yemeklerinden biri 'döner' Emin: [0:48] Evet. Ömer şimdi şu dönemde Avrupa'yı da kasıp kavuran bir yemek türümüzden, yemek çeşidimizden konuşmak istiyoruz. Bunu zaten bölüm öncesinde de konuştuk seninle. Dinleyicilerimize de duyuralım. Döner üzerinden başlayarak birazcık Türk yemekleri hakkında konuşmak istiyoruz. Döneri sever misin? Ömer: [1:09] Dönere bayılırım. Döner yani başka bir seviye. Emin: [1:14] Evet. Yani dönerin çok fazla şekil sunulabilmesi sebebiyle de döneri çok seviyorum ben. Hani mesela porsiyon döner yiyebiliyorsun, dürüm içerisinde yiyebiliyorsun, pilav üstü dediğimiz şekilde pilavın üstünde yiyebiliyorsunuz. İskender... diye yani bambaşka bir... Kusura bakmayın. İskender diye bambaşka bir ürünümüz var vesaire... İnanılmaz bir çeşitlilik sunuyor döner. Ömer: [1:38] Evet evet. Dönerin sevdiğim ve sevmediğim bir özelliği. Seviyorum çünkü çeşitlilik. Yani bir onu yiyorsun, bir onu yiyorsun, nefis. Ama sevmediğim bir özelliği de aynı zamanda çünkü birini yerken diğeri aklımda kalıyor. Emin: [1:51] Değil mi ya? Gerçekten öyle oluyor. Ömer: [1:53] Yani bir tombik... Ttombik mesela yerken aklımda var. Hani dürüm var yani. Emin: [1:59] TasteAtlas'ın bir şeyi vardı, yayınladığı bir şey vardı. Tombik döner birinci seçilmişti. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
İstanbul'da neden daha fazla insan bisiklete binmiyor? 🚲 Bunun sebebi sadece bisiklet kültürünün gelişmemiş olması mı, yoksa İstanbul'un kendisi mi bisiklet sürmeye pek izin vermiyor? Yokuşlardan bisiklet yollarına, skuterlerden trafiğe kadar İstanbul'u bu kez bisiklet üzerinden konuşuyoruz. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin, iyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim, teşekkür ederim. Nasıl gidiyor? Yavaş yavaş yaz sona doğru geliyor. Havalar hâlâ sıcak ama hafiften bir sonbaharı da hissediyoruz gibi. Ömer: [0:35] Evet, birkaç gündür özellikle düşüş eğiliminde. Ama öncesinde gerçekten felaket bir sıcak vardı birkaç günlüğüne. Hem Basra hem Afrika'nın etkisiyle İstanbul'umuz arada kaldı. Sıcakların arasında kaldı. Zor günler geçirdik ama sonbaharın gelecek olmasından memnuniyet duyuyorum. Emin: [0:54] Ama bu yaza genel olarak 10 üzerinden bir puan verecek olsam 9.7 veririm ben. Ömer: [1:00] Şey açısından mı... Emin: [1:02] Sıcaklık, trafik, kalabalık. Ömer: [1:04] Evet evet güzel. Güzel bir yazdı. Fena bir yaz değildi. Böyle inanılmaz bunaldığımız gün sayısı az. Okullar da açılıyor trafik başlar tekrardan. İstanbul'da bisiklet kullanmak mümkün mü? Emin: [1:12] Aynen aynen. Maalesef İstanbul'un kaderi bu. Benim evimden iş yerine yaklaşık 15-16 kilometre. Bu mesafeyi hayalimde her zaman bisikletle gidebilmeyi çok isterdim ama İstanbul şartlarında hiç mümkün değil. Yani 15-16 kilometre bir mesafeyi bisikletle gidebilmek... Sen ister miydin, var mıydı böyle bir isteğin? Ömer: [1:34] Çok isterdim ben de. Bisikletin en azından bir alternatif olarak hayatımda yer almasını çok isterdim. Ama değil 15 kilometre bazen 100 metre bile gitmek bisikletle... Ona göre tasarlanmış bir şehir değil İstanbul. Emin: [1:47] Evet, ne düşünüyorsun? Bunu çeşitli ülkelerde, yani bunu sadece Avrupa ile sınırlamayacağım. Dünyanın çeşitli ülkelerinde bisiklet çok yaygın bir ulaşım aracı iken, İstanbul'da özellikle hiç yaygın değil. Yani Türkiye'nin içerisinde de mesela Konya'ya gitmiştik beraber. Konya'da insanların çok yaygın bir şekilde bisiklet sürdüğünü görmüştük. Ama İstanbul'da, çok çok az. Yani sadece hobi olarak kullanılıyor gibi diyebiliriz. Ne düşünüyorsun bunun hakkında? Neden İstanbul'da bisiklet sürülmüyor? Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "İstanbul Havalimanı'nın yükselişi dünya basınında.", "Fransa'da aşırı sıcaklar devam ediyor." ve "Gandhi'nin el yazısı notları yaklaşık 1.7 milyon dolara satıldı." gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. İlk haberimizle başlayalım. İstanbul Havalimanı'nın yükselişi dünya basınında. Emin: [0:52] İstanbul Havalimanı temmuz ayında çok önemli bir başarıya ulaştı. Açıklanan verilere göre havalimanı sekiz milyondan fazla yolcuya hizmet verdi ve Londra'daki Heathrow Havalimanı'nı geride bıraktı. Böylece İstanbul Havalimanı Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu. Emin: [1:15] Bu sonuç dünya basınında da ilgi gördü. Çünkü Heathrow uzun yıllar boyunca Avrupa'nın en yoğun havalimanı olarak biliniyordu. İstanbul'un bu başarıyı elde etmesinde birkaç önemli neden var. Birincisi İstanbul'un coğrafi konumu. Şehir Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasında doğal bir bağlantı noktası. Bu nedenle birçok yolcu İstanbul üzerinden başka ülkelere uçmayı tercih ediyor. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Yabancılar Türkçe konuştuğunda Türklerin kulağına nasıl geliyor? 👂🇹🇷 Bu bölümde Türkçenin en zor seslerini masaya yatırıyoruz: "ı, i, ö, ü, ğ ve r!" Türkçe öğrenenlerin nerede zorlandığını, Türklerin hangi telaffuz farklarını fark ettiğini ve " Aksan mı yoksa anlaşılabilirlik mi daha önemli?" sorusunu konuşuyoruz. Sonunda da küçük bir telaffuz testi var. Bakalım Türkçe kulağınız ne kadar iyi! 🎧 Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Evet Ömer, nasılsın? Ömer: [0:25] Teşekkür ederim Emin, iyiyim sen? Emin: [0:27] Ben de iyiyim. Nasıl gidiyor hayat genel olarak? 200. bölümden bu yana neler değişti hayatında? Ömer: [0:33] Valla 200. bölümden bu yana değişen bir şey yok. "Bir yaramazlık yok." deriz hani Türkçenin güzel ifadelerinden. Bir yaramazlık yok. Ekstra bir durum yok. Aynen devam ediyor günlük rutinimiz. Sende var mı önemli bir gelişme? Sanki öyle bir şey sezdim. Emin: [0:49] Yok yok. Ben de... Hatta aynı rutine sahip nadir insanlardan biriyimdir herhâlde bu yaz tatilli döneminde. Biz genelde yazın daha çok çalışan taraftayız. Genelde tatillerimizi bahar ve kış aylarında kullanıyoruz. Yazın çalışıyoruz ve İstanbul'un keyfini çıkarıyoruz. Şu anda İstanbul da gerçekten çok keyifli. Gerek hava sıcaklığı olsun gerek trafik durumu olsun, gayet keyifli bir İstanbul bizlerle. Ömer: [1:15] Evet. Yok ben yazın kaçıyorum bildiğin üzere. Geçen haftalarda da ufak bir deniz kaçamağı yaptık, geldik. Güzeldi. Özlemişiz. Emin: [1:25] Evet. Bölümümüzün konusuna geçelim. Bu bölümümüzde "Yabancıların Türkçe aksanları Türklerin kulağına nasıl geliyor?" bunu çekeceğiz bu bölümde. Bunun üzerine konuşacağız. Evet öncelikle şundan bahsedelim Ömer: Biz Türkler olarak yabancı insanların bir kelime bile olsa Türkçe konuşmasına hayranız. Doğru mudur? Bir yabancı Türkçe konuşunca ne duyuyoruz? Ömer: [1:50] Doğrudur. Kesinlikle etkileniyoruz bu durumdan. Hoşumuza giden bir durum. İlgi çekici oluyor. Yani sürekli onu konuşturma çabası. Ve tabii ki daha millî sporumuz olarak... Küfrettirme gibi şeyler oluyor. İlginç bir yaklaşımımız var o konuda. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Türkçe biliyoruz, konuşuyoruz, yazıyoruz… ama her zaman doğru mu? 😅 Bu bölümde Türklerin bile karıştırdığı kelimelere, de/da ve ki’nin yazımına, “şey” kelimesine ve sık yapılan yazım hatalarına bakıyoruz. Bakalım siz bunlardan hangilerini yanlış biliyorsunuz? 👀 Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Sağ ol Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:27] Ben de iyiyim. Nasıl gidiyor? Sıcaklarla aran nasıl? Ömer: [0:30] Gayet iyi. Bir sıkıntı yok. Sıcağa göre hayatımızı ayarlıyoruz. Problem yaşamamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bir problem yok. Emin: [0:38] Senin tavsiyeni uyguladığımızdan beri bizim de hayat kalitemizde ciddi bir artış var. Ömer: [0:43] Hangisi? Emin: [0:43] Teşekkür ederiz sana. Ömer: [0:45] Estağfurullah. Emin: [0:46] Salondan klimayı açıyoruz ve evdeki diğer kapıları kapatıyoruz ve yatak odasına güzel bir serinlik katıyor. Tam olarak istediğimiz kıvamda bir serinlik katıyor. Ömer: [0:55] Çok gurme bir klima kullanımıdır. Emin: [0:57] Evet evet. Yani aslında klima böyle kullanmak için tasarlanmamıştır bence ama... Bu şekilde kullanınca çok daha verimli. Çünkü odamızdaki klimayı açınca yüzümüze çarpıyor. İstediğimiz dereceye ulaştıramıyoruz bir türlü. Ya da ulaşsa bile artık yüzümüze çarpmasından rahatsız oluyoruz. Kapatınca zaten beş saniye sonra hiç klima açılmamış gibi oluyor hava. Ömer: [1:20] Evet ya o çok enteresan. Klimayı kapattığın gibi Sahra Çölü'ne dönüyor tekrar ortalık. Emin: [1:25] Aynen öyle. Sanki hiç ben açmamışım klimayı da yani... Ömer: [1:29] Çok enteresan ama o dediğin başka bir odada açıp eğer klimanın konumu, koridorun konumu vesaire uygunsa o soğuğun odaya gelmesini sağlamak çok gurme bir klima kullanımıdır. Çok rahat bir uyku sağlar insana. Emin: [1:43] Evet evet gerçekten öyle. Teşekkür ederiz. Ömer: [1:46] Estağfurullah. Türklerin Türkçe hataları Emin: [1:46] Evet bugünkü bölümümüzün konusu... -ki ekini yanlış kullanıyordum az daha. Evet bununla alakalı. Türklerin bile zorlandığı Türkçe konular. Hatta belki de yabancılardan daha çok yanlış yapılan Türkçe konular. Bunlar hakkında konuşacağız. Böylece Türkçe öğrenen insanlar zannetmesin ki herkes çok kolay bir şekilde Türkçe öğreniyor. Ana dili Türkçe olanlar bile belli başlı konularda çok fazla hata yapıyor. Özellikle imla noktasında çok büyük hatalar yaşanıyor. Evet Ömer, yavaşça girelim konuya. Sence ana dili Türkçe olan herkes Türkçeyi doğru kullanıyor mu? Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
200 . bölüme ulaştık! 🎉 Bu bölümde sizden gelen sorularla geçmişe, Türkçe öğrenmeye ve biraz da kendi hayatımıza uzanıyoruz. 200 bölümü geride bırakırken bize eşlik eden herkese teşekkürler! 🎙️ Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Emin: [0:24] Bugün özel bir bölümümüz var. Bugün 200. bölümümüzdeyiz. Dile kolay. Tam 200 bölüm yayınlamışız Ömer şu ana kadar. 220. bölüm özel: Soru & Cevap Ömer: [0:33] Gerçekten önemli bir kilometre taşı. Emin: [0:36] Evet, tabii sen bu 200 bölümün hepsinde yoktun. Kaçıncı bölümden sonra gelmiştin hatırlıyor musun? Ömer: [0:41] 158'de gelmişim. Emin: [0:42] Yani yaklaşık olarak %25'ine yakın bir kısmında sen varmışsın. Ben herhâlde bir 195 bölümde falan varım. Ömer: [0:49] Senin olmadığın bölümler oldu yani? Emin: [0:51] Birkaç tane oldu. Evet birkaç tane oldu. Ömer: [0:53] Hayal bile edemiyorum. Emin: [0:57] Muhtemelen yani şu anda aramaya çalışsam, bulmaya çalışsam çok zorlanırım bulurken ama... Tahminimce iki, üç bölüm olmuştur ama ben hani kabataslak beş diyeyim dedim. Ama gerçekten çok ilginç bir süreç oldu yani. ÖnceCihat'la başladık. Ondan sonra Berkin, Feyza, Onur ve Emine ablamla beraber dönüşümlü olarak ama genelde benim sabit kaldığım bir kombinasyonlarda bölümler ürettik. İkili, üçlü. Şu anda en son geldiğimiz noktada da seninleberaberiz. Arada bazı konuklar aldık vesaire... O tarz eğlenceli bölümler de çektik. Ömer: [1:33] Evet. Emin: [1:34] Bu bölüme özel şöyle bir şey yapalım dedik: İzleyicilerimizden gelen soruları cevaplayalım istedik, bizim podcast'imizle ilgili en çok merak ettikleri şeyleri. Bu arada tekrardan söyleyelim bize iletmek istediğiniz bir şey varsa,podcast'imizde cevaplamamızı istediğiniz bir şey varsa bize podcast@easyturkish.org adresine mail göndererek ulaşabilirsiniz. Onun haricinde Instagram'dan da bize varsa sorularınız podcastlerimizle alakalı, Türkçe öğrenmeyle alakalı,Türk kültürüyle alakalı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Evet Ömer, başlayalım mı sorulara? Ömer: [2:07] Lütfen. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bir baş ağrısı yaşayınca hemen internete mi bakıyorsunuz? Ya da akıllı saatinizin gösterdiği her değeri dikkatle takip ediyor musunuz? 👀 İnternette belirti aramaktan akıllı saatlere, doktora gitmekten vitamin ve takviyelere kadar uzanan keyifli bir sohbet sizi bekliyor. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Merhaba Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:27] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Sağlığın, sıhhatin nasıl? Son zamanlarda nasılız? Ömer: [0:30] Çok şükür. Ciddi bir problemimiz yok. Amma velakin rutin testlerimi yaptırdığım zaman biraz hareketsizliğe ve azıcık yağlı beslenmeye bağlı bazı değerlerim istenilen seviyede değil. Ama yaşımızın genç olması dolayısıyla henüz çok şükür ciddi bir probleme sahip değiliz. Sen ne âlemdesin? Emin: [0:53] Ben de aynı şekilde aşağı yukarı. Ama doğru mu yapıyoruz yanlış mı yapıyoruz tabii onu bilmiyorum. Ömer: [0:58] Yanlış yapıyoruz. Yani bayağı bir hareketi artırmak lazım. Hayatımda en azından benim için. O bir gerçek. Egzersizi artırmak lazım yani. Emin: [1:07] Özellikle yürüyüşü bence çok artırmak lazım ya. Çok az yürüyoruz biz İstanbul'da özellikle. Ömer: [1:14] Evet evet. Öğrencilik dönemimde iyi yürürdüm ama okulu bitirdikten sonra bayağı bir hareketsizleştim. Çok yani doğal olmayan bir şey hem. Hem de kötü yani işte, sağlığımıza zarar veriyor. Emin: [1:28] Bence bizim "İyi yürürdük." dediğimiz de çok iyi değil. Dünyadaki, yani iyi sayılan ortalamalara baktığımızda. Ömer: [1:35] Doğru. Emin: [1:36] Tabii ki senin özelinde neydi sayı bilmiyorum ama... Genel bir düşünce bence, hani "Bugün çok yoğun geçti." denildiğinde bence çok da o kadar hareketli, tempolu geçmiş olmuyor insanların hayatı. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "Türkiye dünyanın en çok ziyaret edilen 4'üncü ülkesi oldu.", "Japonya'da ikinci başkent kurulacak." ve "Kanada'daki orman yangınlarının dumanı ABD'ye ulaştı." gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzdesizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimliyararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz.İlk haberimizle başlayalım. Türkiye dünyanın en çok ziyaret edilen 4'üncü ülkesi oldu. Emin: [0:52] Yayınlanan son verilere göre Türkiye'nin bir yılda yaklaşık 60.600.000 turist ağırladığı açıklandı.Böylece Türkiye; İtalya, Almanya ve İngiltere gibi çok bilinen turizm ülkelerini geride bıraktı. Listenin ilksırasında Fransa yer alıyor. Fransa'yı, İspanya ve Amerika Birleşik Devletleri takip ediyor. Türkiye isedördüncü sırada bulunuyor. Türkiye'nin bu kadar çok turist çekmesinin birçok nedeni var. İstanbul gibitarihî şehirler, Antalya ve Muğla gibi deniz tatili merkezleri, Kapadokya gibi eşsiz doğa bölgeleri ve zenginyemek kültürü turistlerin ilgisini çekiyor. Bir turist Türkiye'ye geldiğinde aynı yolculuk içinde hem denizegirebilir hem tarihî yerleri gezebilir hem de farklı yemekler deneyebilir. Sizi de bekleriz. Japonya'da ikinci başkent kurulacak. Emin: [1:56] Japonya'da ikinci başkent kurulması için önemli bir adım atıldı. Japonya parlamentosu, afet ve acildurumlarda Tokyo'nun görevlerini sürdürebilecek yedek bir başkent kurulmasını öngören tasarıyı kabuletti. Bu fikir özellikle Japonya için çok önemli. Çünkü Japonya, deprem, tsunami ve tayfun gibi doğalafetlerin sık yaşandığı bir ülke. Tokyo ise hem siyasi hem ekonomik açıdan ülkenin merkezi. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bu bölümde Türk kültüründe komşuluğun yıllar içinde nasıl değiştiğini konuşuyoruz. Çocukluğumuzdaki mahalle kültürünü, komşuya gidip gelmeyi, aşure dağıtmayı, eksik bir malzemeyi çekinmeden istemeyi ve bugün neden bunların giderek azaldığını tartışıyoruz. Bu bölümde hem nostaljik anılara dalıyor hem de değişen şehir hayatının komşuluk kültürünü nasıl etkilediğini konuşuyoruz. Keyifli dinlemeler! 🎧 Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Merhaba Emin, iyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim, teşekkür ederim. Nasıl gidiyor hayatın? Ömer: [0:29] Gayet güzel. Yaz. Yaz mevsimindeyiz. Uzun bir süre yurt dışındaydım biliyorsun. Önceki bölümlerde konuştuk. Adapte oldum tekrar yurdumuza. Devam. Emin: [0:40] "Canım vatanım" diyor musun? Ömer: [0:42] Diyorum. Belli açılardan. Emin: [0:44] Parantez içerisinde çekimser. Ömer: [0:46] Çekimser. Aynen öyle. Senden ne haber? Emin: [0:49] Ben de iyiyim. Bu seneki yaz çok kötü geçmiyor ya bence. Gayet güzel gidiyor şu ana kadar. Havalar çok sıcak değil. Hatta bugün çektiğimiz gün yağmur falan da yağdı. Güzel bir yaz geçiyor şu ana kadar. Temmuza geçmiş olmamıza rağmen anormal bir sıcakla karşılaşmamış olmamız beni sevindiriyor. Ömer: [1:06] El Niño dendi. Çok sıcak olacak dendi. Kavrulacağız dendi. Avrupa yaşadı. Biz henüz normal seyrinde devam ediyoruz yazımızın. Bugün güzeldi. Yağmur beni mutlu etti. Emin: [1:17] Evet gerçekten yaz yağmuru çok serinletiyor insanı. Ömer: [1:20] Evet aynen öyle. Emin: [1:21] Evet Ömer, biz küçüklüğümüzde seninle aynı mahallede oturuyorduk, biliyorsun. Bunu seyircilerimize de aktarmış olalım. Yıllar içinde komşuluk nasıl değişti? Ömer: [1:29] Evet. Emin: [1:29] Bugünkü bölümümüzde birazcık daha o dönemki komşuluk ilişkilerimiz, şu dönemdeki komşulukilişkilerimiz... Hani bunları karşılaştırdığımız ve genel olarak Türkiye'deki komşuluk kültürü hakkında bir bölüm çekmek istedik. Nasıl hatırlıyorsun o günleri? Eskiden oturduğun bina nasıl bir binaydı? Şu anki nasıl bir bina? Öncelikle onun detaylarıyla başlayalım istersen. Ömer: [1:52] Evet güzel bir başlangıç olur kıyas açısından. Küçükken oturduğum bina... Mesela bir arka bahçemizvardı. Orada komşularımızın çocuklarıyla oldukça samimi olduğumuz, sürekli oyun oynadığımız sokakta, obahçede, sağa sola gittiğimiz... Herkesin birbirini tanıdığı bir binaydı. Hem büyüklerimizin birbirini hem deçocuklar olarak bizim birbirimizi tanıdığımız bir binaydı. Oldukça güzel hatırlıyorum o açıdan. Neşe vardı yani. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Meslek seçmek gerçekten tek bir karar mı, yoksa kendimizi tanıma sürecinin bir parçası mı? Bu bölümde çocukluk hayallerinden eğitim sistemine, aile beklentilerinden "doğru meslek" kavramına kadar birçok konuyu konuşuyoruz. Bölümün sonunda ise tavsiye vermekten çok, kendinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olabilecek bir bakış açısını paylaşıyoruz. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkübölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] İyiyim Emin, sağ ol. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Ömer, küçükken ne olmak isterdin? Büyüyünce. Büyüyünce ne olacaktık? Ömer: [0:30] Küçükken ne olmak isterdim? Vardı hayallerimiz. Bugün gerçekleştiremediğimiz... Emin: [0:37] Aynen öyle. Ömer: [0:38] Tabii ki pek çok çocuk gibi ben de gökyüzüne meraklıydım. (Evet.) Uçaklara oldukça bir ilgim vardı.Böyle hatırladığım kadarıyla ciddi bir süre, nedense mesela pilot olmak istersin normal şartlarda amaböyle bir şey için, ben uçak mühendisi olmak isterdim. Emin: [0:55] İşin daha teknik kısmında mı? Ömer: [0:56] İşin daha teknik kısmında. Sen? Emin: [0:58] Çok da alakalı bir bölüm takip etmedin ama lisede. Ömer: [1:02] Tamamen ters bir bölüm. Emin: [1:03] Hani uçak teknikerliği, teknisyenliği değil de herhangi bir mühendislik de seçmedin. Ömer: [1:09] Aynen öyle. Sosyal bilimler lisesine giderek zaten o yolu daha 14 yaşında kapattım yani. Emin: [1:15] Aynen öyle. Ömer: [1:16] Hata. Bugün baktığım zaman hata olarak görüyorum. Emin: [1:20] Şöyle... Bilmeyen dinleyicilerimiz için ufak bir hatırlatma yapalım. Biz Ömer'le 2002 yılından beri, yani6 yaşımızdan beri tanışıyoruz. 1. sınıftan 8. sınıfa kadar beraber okuduk. O yüzden çokça defa beraber birşekilde "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" sorusuna maruz kalmışızdır. Ömer: [1:38] Aynen. Aynen öyle. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Dünya Kupası başladı ama Türkiye yine yok... Biz de bu bölümde biraz bunun üzerine konuşuyoruz. Türkiye'nin turnuvaya veda edişinden, organizasyondaki ilginç kararlara; favorilerimizden sürpriz yapmasını beklediğimiz takımlara kadar aklımıza takılan her şeyden bahsediyoruz. Bölümün sonunda ise bizi en çok hayal kırıklığına uğratacağını düşündüğümüz ülkeleri sıralıyoruz. (Evet, Türkiye de listede. 😄) Sizin favoriniz kim? Turnuvanın en büyük sürprizini hangi takım yapacak? Yorumlarda buluşalım! Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Sağ ol Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Nasıl gidiyor? Bir süredir yurt dışındaydın. Döndün Türkiye'ye. Ömer: [0:31] Evet. Bayram tatilini fırsat bildik. Tabii bayram tatilini oldukça uzun bir süre aştık. Mehmet Kaan'ın dailk yurt dışı deneyimi oldu dört aylıkken. Dört aylık gitti, beş aylık geldi. Diyebiliriz yani. Emin: [0:49] Öyle uzun bir süre oldu yani. Ömer: [0:51] Aynen, aynen. Güzeldi. Gayet güzel geçti. Çok şükür. Emin: [0:56] Güzel. Bebekle seyahat nasıldı peki? Ömer: [0:59] Yani... Kendi çapında tabii ki zorlukları var. Eskisi gibi olmuyor. Yani her zaman onun şartlarına göre düşünmek lazım. Ama kendi içerisindeki makul şartlara göre değerlendirdiğimde genel olarak iyiydi. Ama zaman zaman krizli oldu yani. Olmadı değil. Bazen huzursuzlandı çok. Biz de öğrenmiş olduk bazı şeyleri, öyle söyleyeyim. Emin: [1:25] A'dan Z'ye onun en rahat edeceği şekilde dizayn etmen gerekiyor tatili. Benim tecrübe ettiğim şeybu. Ömer: [1:31] Öyle öyle. Yani onun gününe göre kendi gününü kısman lazım. Daha sakin bir gezi olmalı kesinlikle mesela. Emin: [1:40] Evet. Şöyle anlatayım: Biz de Granada'ya gittik Kerem'le beraber. El Hamra Sarayı'na rehberli bir turayarladık. Amma velakin olmadı. Yani geri döndük yani. Öyle söyleyeyim sana. Ömer: [1:54] Çok ağladı mı? Emin: [1:56] Ya başka ihtiyaçları ortaya çıktı. Yani tahmin edebiliyorsundur neler olduğunu. Olacak gibi değildi. Bizde ayrıldık rehberden. Kendi tempomuzda, kendi rutinimizde ne yapabiliyorsak onları yaptık ve ülkemize döndük. Yani böyle bir şey oldu bizim de. Ömer: [2:12] Tabii tabii. Çok öngörülemez varlıklar. Onlara dayanılarak bir taahhüt altına girilmemeli. Emin: [2:18] Evet aynen öyle. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "En zenginlerin çevreye yıllık maliyeti 5.7 trilyon dolar", "Yapay zekâlı tıp dünyasında devrim" ve "Fransa liselerde cep telefonunu yasaklamaya hazırlanıyor" gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzdesizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimliyararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz.İlk haberimizle başlayalım. Avrupa'da sıcak hava alarmı Emin: [0:49] Avrupa'da bazı ülkelerde çok sıcak hava etkili oluyor. Fransa'da ve Belçika'da sıcak hava nedeniyleturuncu alarm verildi. Turuncu alarm dikkatli olmak gerektiği anlamına gelir. Fransa'da birçok şehirdesıcaklıkların çok yüksek olması bekleniyor. Bazı yerlerde müzik festivalleri iptal edildi. Bazı okullarda derssaatleri değiştirildi. Çünkü aşırı sıcak hava özellikle çocuklar ve yaşlılar için tehlikeli olabilir. Emin: [1:27] Belçika'da da hava çok sıcak. Bazı bölgelerde sıcaklıkların 30 ile 35 derece arasında olmasıbekleniyor. Ayrıca fırtına, dolu ve yıldırım uyarısı da yapıldı. Yetkililer insanlara bol su içmelerini, serinyerlerde kalmalarını ve hafif kıyafetler giymelerini tavsiye ediyor. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bu bölümde günlük hayatta bizi sinirlendiren ama çoğu zaman değiştiremediğimiz şeyleri konuşuyoruz. Kullanım kılavuzlarının hiçbir işe yaramaması, müşteri temsilcisine ulaşmanın imkânsızlığı, bahşiş verirken yaşanan o tuhaf sosyal gerilim, “bu bir mesaj olabilirdi” dedirten toplantılar… Kısacası, hepimizin yaşadığı küçük ama sinir bozucu durumlar üzerine sohbet ediyoruz. "Evet, ben de bunları yaşıyorum" diyeceğiniz bir bölüm sizi bekliyor. 🎧🎙️ Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] İyiyim Emin, sağ ol. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim, teşekkür ederim. Bugünkü bölümümüzde birazcık toplumun genelini rahatsız eden ama hiç kimsenin düzeltemediği ya da düzeltmeyi beceremediği ya da uğraşmak istemediği şeyler hakkında konuşacağız. Ve bunlara "Nasıl düzeltebiliriz?" diye bir çıkış yolu bulmaya çalışacağız. Hazırsan başlayalım. Rahatsızlık veren ama düzeltil(e)meyen şeyler: Kullanım kılavuzu karmaşası Ömer: [0:45] Gazamız mübarek olsun diyelim. Emin: [0:47] Evet yani bunları konuşurken bile için gıcıklanacak, hissediyorum. Ömer: [0:51] Evet ben de aynı hissiyat içerisindeyim. Emin: [0:54] Evet ilkiyle başlıyorum. Kullanım kılavuzu karmaşası. Ya bir şey satın alıyorsun ondan sonra onun nasıl kurulacağına dair bir kılavuz oluyor ya içerisinde Ömer... Ömer: [1:04] Evet. Emin: [1:04] Ben daha o kılavuza bakarak huzurlu, kusursuz bir kurulum yaptığımı hatırlamıyorum. Ömer: [1:10] Çok fuzuli şeyler oluyor içerisinde. Net değil, değil mi? Emin: [1:13] Net değil. Tam olarak anlaşılmıyor. Bazen böyle bir görsel paylaşıyorlar ama görselde ne olduğu belli olmuyor. Yani kendimce çok salak bir insan olmadığımı düşünüyorum açıkçası. Yani diyorum ki "Bu benim çok rahat bir şekilde anlayabildiğim bir şekilde olmalı." Ama maalesef öyle olmuyor. Daha çok taze bir şeyin kurulumunu yaparken çok zorlandım da. Ömer: [1:35] Evet. Dev bir kâğıt üzerinde Türkçeyi arayarak başlıyorsun ilk önce. Emin: [1:40] Aynen. Aynen öyle. Ömer: [1:41] Tam bir kriz yani. Tam anlamıyla dev bir kâğıt veya koca bir kitap. Emin: [1:46] Evet. Ömer: [1:47] Efektif değil. Yani son derece net bir şekilde yapılmalı ve kısa tutulmalı diye düşünüyorum. Emin: [1:54] Bence şu olmalı Ömer: Her şeyi bir kenara bırakıyorsun. Sadece bir QR kod. O QR kodu okutuyorsun ve karşına bir video çıkıyor. O videoda sana nasıl kurulduğunu anlatarak gösteriyor bir insan. Bu kadar. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bu bölümde Ömer ve Emin, son zamanların en popüler alışkanlıklarını “abartılıyor mu yoksa değeri bilinmiyor mu?” sorusuyla değerlendiriyor. Sabah rutinlerinden minimalizme, yürüyüş yapmaktan evde yemek yapmaya kadar herkesin sürekli övdüğü şeyleri samimi ve eğlenceli bir sohbetle masaya yatırıyorlar. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Sağ ol Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:25] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Ömer: [0:27] Allah iyilikler versin. Sabah rutininden minimalizme: Abartılanlar ve hakkı yenilenler Emin: [0:29] Bugünkü bölümümüzde birkaç konu başlığı belirledik. Birbirimize soracağız bunları. Ve bu popüler konular hakkında "Acaba bu konu abartılmış bir şey mi?" yoksa "Değeri yeterince bilinmeyen bir şey mi?" İngilizce tabirleriyle "overrated" mı, "underrated" mı bölümü çekeceğiz. Evet Ömer, hazır mısın? Ömer: [0:48] Son derece hazırım, heyecanlıyım. Emin: [0:50] Birinci sorum, sabah rutinleri. Var mı bu arada sabah rutinin? Ömer: [0:56] Valla sabah rutinim yok, olmasını isterim. O yüzden underrated diyebilirim kendim için. Ama çok da abartılıyor sosyal medyada. Genel olarak overrated herhâlde. Şahsi olarak underrated. Emin: [1:09] Mesela sabah beşte kalkıyorlar, koşuyorlar. Ondan sonra geri geliyorlar, duş alıyorlar. Güzel bir sağlıklı kahvaltı hazırlıyorlar vesaire... Sence bu abartılan bir etkinlik mi? Yoksa yapıldığında gerçekten insanı zımba gibi yapan bir şey mi? Ömer: [1:25] Ya herhâlde bünye alıştıktan sonra insanı zımba gibi yapan bir şey olabilir. Çünkü mesela ben de söyledim ya, sabah rutinimin olmasını isterdim. Neden? Çünkü biraz zor geçiyor sabahlarım. Dolayısıyla bir şeyleri yanlış yapıyorum. Demek ki zımba gibi olabilen insanlar bir şeyleri doğru yapıyorlar sabahları abi. Dolayısıyla overrated demeye çok dilim varmadı. Sen ne düşünüyorsun? Emin: [1:47] Ben... Bence tam olarak hak ettiği ilgiyi alıyor ya. Ömer: [1:51] Aynı noktadayız herhâlde. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde "'El Niño' tehlikesi" , "Sosyal medya etkisi okulları vurdu." ve "Japonya'da iki kavun yaklaşık 36.500 dolara satıldı!" gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Açılış Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. İlk haberimizle başlayalım. 'El Niño' tehlikesi Emin: [0:46] Bilim insanları 2026 yılında çok güçlü bir El Niño yaşanabileceği konusunda uyarıyor. El Niño birkaç yılda bir görülen bir iklim olayıdır. Bu olay sırasında Pasifik Okyanusu'nun bazı bölgelerinde deniz suyu sıcaklığı normalden çok daha fazla yükselir. Bu değişim dünyanın farklı yerlerinde hava durumunu etkileyebilir. Bazı ülkelerde kuraklık olurken, bazı yerlerde çok şiddetli yağışlar görülebilir. Bu da gıda ve su güvenliği açısından ciddi sorunlara yol açabilir. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bu bölümde yapay zekanın hayatımıza ne kadar hızlı girdiğini, interneti nasıl değiştirdiğini ve artık online dünyada neyin gerçek olup olmadığını anlamanın neden zorlaştığını konuşuyoruz. Botların interneti teorisinden yapay zekayla üretilen sahte videolara kadar dijital dünyanın en ilginç ve kafa karıştırıcı taraflarına değiniyoruz. 🌐🤖 Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Emin’in hazırladığı yapay zeka görsellerini üyelerimizle paylaştık 😊 Görselleri görmek isterseniz siz de Podcast ya da daha üst üyelik kademelerine katılabilirsiniz! We shared the AI-generated images Emin created with our members 😊 If you'd like to see them too, you can join the Podcast tier or any higher membership level! Transcript Intro Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin. Bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Sağ ol Emin. İyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Teşekkür ederim. Nasıl gidiyor? Ömer: [0:28] Çok şükür. Her şey yolunda. Havalar bir sıcak bir soğuk. Onunla boğuşuyoruz bu ara. Emin: [0:34] Evet. Aslında birazcık karasal iklim özelliği gibi. Gündüzleri sıcak, akşamları soğuk seyrediyor sanki şu zamanlar. Ömer: [0:40] Valla iklim değişti be Emin'cim. Emin: [0:43] Ama İstanbul'un karakteristik özelliği de değişti burada. Ömer: [0:46] Kesinlikle iklimimiz değişti. İstanbul daha böyle şey... Hava tahmin edilebilirdir aslında İstanbul'da değil mi? Emin: [0:52] Evet evet. Ömer: [0:53] Sürpriz faktörü daha düşüktür ama bu ilginç olmaya başladı yani ve bir yandan düşününce mayısın ortasına gelmemize rağmen bana çok geç ısınıyor gibi geliyor hava bu sene. Emin: [1:03] Evet. Zaten bahar konsepti komple kalktı gibi. Havalar bir anda ısınıyor bir anda soğuyor. 15 ile 25 derece arası havalar neredeyse tamamen gitti gibi. Ömer: [1:14] Geçen hafta kazağımı giyerken bugün üzerime hiçbir şey almadan kısa kollu tişörtle dışarıya çıktım. Öyle söyleyeyim. Sabah. Ve hiç üzerime bir şey almaya ihtiyacı hissetmedim. Emin: [1:25] Ben şöyle söyleyeyim. Bu sabah, daha doğrusu öğlen gibi, eve geldim. Dedim ki "Oğlumla beraber dışarı çıkayım." Hatta sana da fotoğraf attım. Şortla ve tişörtle çıktık dışarı. Çünkü ben eve gelirken hava çok sıcaktı. İnanılmaz soğuktu aşağı indiğimizde. Geri çıkıp hırka ve pantolon giydirdim Kerem'e. Öyle garip bir hava durumu var. Ömer: [1:49] Evet evet çok değişken, aynen. Şeyler bitti... Yani baharlık kıyafetlerimiz her sene "Ulan bu sene de giyemedim." üzüntüsünün konusu oluyor yani. Çünkü giyecek vakit yok abi. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bu bölümde seyahat etmekle yurt dışında yaşamak arasındaki farkı konuşuyoruz. Bir ülkeyi turist olarak görmek gerçekten onu tanımak mı? İnsan hangi deneyimde daha çok değişiyor? Kendi deneyimlerimiz üzerinden “gezmek” ve “orada yaşamak” arasındaki çizgiyi tartışıyoruz. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Show Notes Sponsor Find your ideal Turkish teacher on italki: https://go.italki.com/turkish5 Use the code EASYTURKISH5 for 5€ off on your first lesson (of at least 10€) Podcast’te bahsi geçen videoyu buradan izleyebilirsiniz 👉 Do Turks Like Having Guests? Transcript Intro Emin: [0:15] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin, iyiyim. Sen nasılsın? Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Bugün beraberdik, yüz yüze de görüştük. Oğluna ufak bir aşı yaptırmıştın. Nasıl durum? Ömer: [0:33] Durum... Biraz zor uyudu. Bayağı... Nasıl söyleyeyim... Krizli bir ağlaması oldu. Zor sakinleşti ama nihayetinde bayılttık. Bizim de bazı hünerlerimiz var. İki aşı oldu bugün. Bir tanesi ağızdan alınan bir aşıydı. Ona bayıldı. Lıkır lıkır içti onu. Ama nasıl memnun, nasıl memnun... Biraz da aç uyanmıştı doktora girdiğimizde. Aşıya bayıldı yani. (Bu bir taktik mi peki?) Hayır tamamen Allah'ın bir lütfu olarak denk geldi. Amma velakin bacaktan yapılan aşıda tabii ki canı yanıyor biraz. Bu aşının yapıldığı gün krizli geçiyor. Sizde bugün aşı yoktu. Emin: [1:12] Bizde bugün aşı yoktu. Biraz aşılara biz ara verdiğimiz bir dönemdeyiz. Senden dört ay ilerideyiz şu anda. Sen de yaklaşık dört ay sonra bu rahatlığı yaşayacaksın. Ömer: [1:20] Evet, evet. Yani aşı krizi gerçekten her ay bir günü böyle stres altında geçirmemize sebep oluyor. Emin: [1:27] Evet. Ama yapacak bir şey yok. Onun sağlığı için diyoruz. Bir şekilde katlanıyoruz. Ömer: [1:32] Aynen öyle. Seyahat insana ne öğretir? Emin: [1:33] Bugünkü bölümümüzde kafamı böyle arada bir kurcalayan, arada bir düşündüğüm bir mevzuyu seninle konuşmak istiyorum. Senin de düşüncelerini merak ediyorum bu konuda. Yurt dışında temelli kalmak ya da sürekli seyahat etmek. Bu ikisi arasındaki farkları, hangisinin daha çok insana bir şey kattığını, hangisinin daha bambaşka bir tecrübe olduğu ile ilgili seninle konuşmak istiyorum. Öncelikle şöyle daha genel bir soruyla sana geleceğim başta. Seyahat sence insana ne katar genel olarak? Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Bu bölümde aslında hiçbir şey konuşuyoruz… ya da belki de her şeyden biraz. İçerik üretmenin zorlaştığı dönemlerden, “vaktim yok” meselesinin gerçekten bahane olup olmadığından ve yeni baba olmanın hayatı nasıl değiştirdiğinden konuşuyoruz; sonra laf bir şekilde hiç kullanmasak da sahip olmayı sevdiğimiz garip aletlere, güçlü lazerlere ve saatlerce izlenen inşaat videolarına geliyor. Plansız, filtresiz bir muhabbet sizleri bekliyor. 🎧 Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:24] Teşekkür ederim Emin, iyiyim. Sen nasılsın? Hiçbir şey hakkında bir bölüm Emin: [0:26] Ben de iyiyim. Bugün içerik üreticilerinin herhâlde en çok zorlandığı bir durumla karşı karşıyayız. Tam olarak ne hakkında bir bölüm çekelim diye bulamadık ve dedik ki "Bu bölümün adı da hiçbir şey hakkında bir bölüm olsun." dedik. Ömer: [0:41] Aynen öyle, aynen öyle. Heyecanlıyız. Emin: [0:44] Birazcık kısır bir dönemden geçiyoruz herhâlde. Yani aslında tam olarak öyle demek istemiyorum. Ben bizim üreticiliğimize, yaratıcılığımıza güveniyorum aslında ama... Bu bölüm özelinde böyle bir kısırlık yaşadık diyelim. Ömer: [0:55] Ama nihayetinde yaratıcı bir şeye sebebiyet verdi diyelim, sonuca. Hiçbir şey hakkında bir bölüm. Emin: [1:02] Evet bu da kendi başına baktığında bir içerik aslında. Ömer: [1:06] Kesinlikle. Bakalım ne olacak? Biz de bilmiyoruz şu an hiçbir şey hakkında bir bölümün nereye evrileceğini. Emin: [1:11] Aynen. Şöyle... Bahane olarak şunu sunabilirim ben dinleyicilerimize: Yoğun bir dönemden geçtim ben yaklaşık olarak dokuz günlük bir seyahatten geçtim ve bu yedi aylık bebeğimizle beraber ilk seyahatimizdi bizim. O yüzden birazcık yorgunluk var. İşte bayağı bir birikmiş bir şey vardı beni bekleyen. Birazcık koşuşturmacalı bir hafta oluyor. Podcast çekmek için zar zor vakit bulduk. Çok fazla ertelemek de istemedik çekimini. O yüzden benim böyle bir bahanem var açıkçası. Ömer: [1:41] Evet evet. Bir şeyler geldi mi üst üste geliyor. Boş zamanın kıymetini bilmek lazım. Bende de onun problemi var. Arada böyle daha rahat zamanlarım oluyor ama bir şeyler geldi mi de üst üste geliyor. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Gündemden haberleri aktardığımız bu bölümde " Fıstık fiyatları hızla yükseliyor ", " Kamu çalışanlarının Whatsapp kullanmasına sınırlama " ve " İtalya'nın Napoli kentinde nefes kesen soygun " gibi haber başlıkları var. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:13] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bu bölümümüzde sizlere dünya gündeminden haberleri yavaş bir şekilde aktaracağım. Podcastlerimizden çok daha verimli yararlanabilmek için easyturkish.org/membership adresine gidip podcast kademesine abone olabilirsiniz. İlk haberimizle başlayalım. Avrupa Birliği için gelecekte nüfus konusunda ciddi bir uyarı yapıldı Emin: [0:52] Avrupa İstatistik Ofisi'ne göre AB (Avrupa Birliği) nüfusu 2100 yılına kadar en az %11 azalabilir. Bu da yaklaşık elli üç milyon kişi demek. Bugün Avrupa Birliği'nin nüfusu yaklaşık dört yüz elli iki milyon. Tahminlere göre nüfus 2029 yılında dört yüz elli üç milyon ile en yüksek noktaya ulaşacak. Ama bu tarihten sonra yavaş yavaş düşmeye başlayacak. 2100 yılında toplam nüfusun üç yüz doksan sekiz milyona kadar gerilemesi bekleniyor. Sadece toplam nüfus değil, yaş gruplarının dağılımı da değişecek. Çocukların, gençlerin ve çalışma çağındaki insanların oranı azalacak. Buna karşılık yaşlı nüfusun oranı artacak. Özellikle seksen yaş ve üzerindeki insanların payının çok daha yüksek olması bekleniyor. Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Emin ve Ömer bu bölümde baharın o aldatıcı havasından yola çıkarak yaz özlemini ve “ideal yaz tatili”ni konuşuyor. Kalabalık yaz destinasyonları mı, yoksa sezon dışı sakin tatiller mi daha cazip? Deniz mi, yayla mı? Her şey dahil oteller mi, yoksa daha özgür planlar mı? Kendi tatil alışkanlıklarını ve değişen tercihlerini paylaşırken bölümün sonunda yepyeni bir kavram ortaya çıkıyor: Season Lag. Interactive Transcript and Vocab Helper Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership Transcript Intro Emin: [0:14] Herkese merhaba. Easy Turkish Podcast'in yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Ben Emin, bugünkü bölümümüzde Ömer'le beraberiz. Nasılsın Ömer? Ömer: [0:23] Teşekkür ederim. İyiyim Emin, sen nasılsın? Emin: [0:25] Ben de iyiyim. Nasıl gidiyor? Havalar biraz daha güzelleşiyor sanki gittikçe. Ömer: [0:29] Tam hastalık havası dediğimiz havalar. Görünüşte bir iyileşme var. Tabii ki ısındı da biraz ama gidiyor, geliyor. Bir gidiyor bir geliyor böyle... Ara ara ısıran soğuklar oluyor. Dikkat etmek lazım. Emin: [0:40] Şu dönemde güneşe aldanmamak lazım çok. Tabii ki güneşin keyfini çıkaralım. Çok da ince giyinme zamanı değil sanki henüz. Ömer: [0:48] Kesinlikle. Yaz özlemiyle havanın görünüşüne aldanmamak lazım. Emin: [0:52] Evet. Bu dönemlerde hasta olur musun? Ömer: [0:54] Dikkat ederim. Çok da olmam o yüzden ama özellikle bu dönemlerde bir alerji problemi yaşıyorum her sene. Farklı şekillerde tezahür ediyor. Bazen öksürük, bazen hapşırık. Bu aralar hapşırıkla mücadele hâlindeyim. Senin aran nasıl? Emin: [1:07] Ben çok severim aslında bu dönemki havaları. Yazı ne kadar özlediğimi fark ettim bir anda. Ama tabii yaz gelince de "Yaz çok sıcak.Keşke kış gelse." falan diyoruz. Öyle karışık bir durum hâkim bende. Ama şu anda birazcık "Yaz gelse de yazın keyfini çıkarsam." diyorum. Ömer: [1:25] Bir de bu sene uzun bir kış oldu gibi geldi bana. Havalar yani bir süredir ciddi manada soğuktu. O açıdan ben de bu güzel havaları görünce yazı özlediğimi fark ettim. Emin: [1:35] Ya bence uzun bir kış olmadı da kış çok geç başlıyor artık. Ömer: [1:39] Geç başlayıp geç mi bitiyor diyorsun? Emin: [1:41] Evet bence öyle. Sanki bir ay, iki ay ileri gitti mevsimler. Ömer: [1:46] Olabilir olabilir. Bir ara bir sene başlarında böyle ocakta havaların ısındığını hatırlıyorum ama ondan sonra dönemsel bile bir şey olmadı. O bana herhâlde biraz daha özletti bu sene. Ama dediğine de katılıyorum tabii ki bir mevsimlerde tuhaflık ben de seziyorum yani. Emin: [2:02] Evet evet. Bu bölümümüzde ideal yaz tatili hakkında konuşacağız. Genel olarak nasıl planlarız, en güzel yaz tatili nasıl olur vesaire bunları konuşacağız. Sever misin öncelikle yaz tatili planlarını? Support Easy Turkish and get interactive transcripts and live vocabulary for all our episodes: easyturkish.fm/membership
Ranking source
Apple Podcasts rankings via the Mato Topic Intelligence Platform.
Observed September 20, 2026.
Apple and Apple Podcasts are trademarks of Apple Inc., registered in the U.S. and other countries.
Pairs with
Bring this source into Mato to read its transferable patterns, then turn them into an original show for your own audience.